Haberler Haberler
Birinci Ulusal Mimarlık Akımı
       Birinci Ulusal Mimarlık Akımı veya Neo klasik Türk Üslubu veya Milli Mimari Rönesansı ağırlıklı olarak 1908 ile 1930 yılları arasında yaygın olan bir mimari üsluptur. Her ne kadar Osmanlı İmparatorluğu döneminde başlamış bir üslup olsa da esas etkisini Türkiye Cumhuriyeti döneminde göstermiştir.

       Mimar Kemalettin ve Vedat Tek'in öncülüğünü yaptığı ve ilk aşamada Neoklasik Türk Üslubu ya da Milli Mimari Rönesansı denilen ama sonraları Birinci Ulusal Mimarlık Akımı adı verilen bu mimari üslup bir Türk milli tarzını yaratmayı hedeflemiştir. Bunu yaparken her ne kadar milliyetçi olma hedefi güdülmüşse de, klasik Osmanlı yapılarında yer alan mimari öğeleri ve süslemeleri sıklıkla kullanılmıştır. Her ne kadar Osmanlı mimari öğeleri sıklıkla kullanılmışsa da, o akımdan farklı olarak eskiden sadece dini yapılarda kullanılan kubbe, saçak gibi mimari öğeler Birinci Ulusal Mimarlık Akımı döneminde diğer kamu yapılarında daha sıklıkla kullanılmıştır. Bu akımın etkisi sadece kamu binaları ile sınırlı kalmıştır.[1] Bu akıma Osmanlı Canlandırmacılığı veya Yeni Osmanlıcılık ismi de takılmıştır.[2][3]

       Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın en önemli temsilcileri başta Mimar Kemalettin ve Vedat Tek olmak üzere Arif Hikmet Koyunoğlu ile İtalyan asıllı bir mimar olan Giulio Mongeri’dir. Birinci Ulusal Mimarlık Akımı en önemli örnekleri arasında Mimar Kemalettin’in İstanbul’da inşa edilen Kemer Hatun Camisi, Lâleli Tayyare apartmanlarını (bugünkü Merit Antik Oteli) ve Ankara’daki Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları merkez binası verilebilir. Mimar Kemalettin Bey tarafından tasarlanan ve 1926 ile 1927 yıllarından inşa edilen Vakıf Apartmanı Birinci Ulusal Mimarlık Dönemi’nin önemli eserlerindendir. Yapı halen Devlet Tiyatroları’na hizmet vermektedir.[4] Mimar Vedat'ın en önemli yapıtları arasında ise İstanbul Sirkeci'de yer alan Büyük Postane ve Haydarpaşa Vapur İskelesi yer alır. Arif Hikmet Koyunoğlu’nun önemli tasarımları arasında Ankara’da inşa edilmiş Devlet Resim ve Heykel Müzesi (1927-1930) ve Etnoğrafya Müzesi (1925-1928) yer almaktadır. Giulio Mongeri’nin Ankara inşa edilmiş Birinci Ulusal Mimarlık Akımı örnekleri arasında Ulus’ta yer alan Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü Binası (1926) ile Osmanlı Bankası (1926) ve İş Bankası (1928) binaları yer almaktadır.[1] Ayrıca Beşiktaş İskelesi ve Kuzguncuk İskelesi’nin mimarı olan Ali Talat Bey de dönemin önemli temsilcilerindendir.

       Bu akıma yönelik en yaygın eleştirilerin başında teknolojiye ayak uyduramaması; seçmeci ve biçimsel bir akım olması gösterilir.
0536 558 1302
by özlem acer
Download Doc.
Birinci Ulusal Mimarlık Akımı Mimari Özellikleri

       Akımın öncülüğünü yapan mimarlar, geçmiş mimarlık öğeleri üzerinde duruyor, özellikleSelçuklu ve Osmanlı dönemlerine özgü birtakım öğeleri farklı bir anlayışta yansıtmayaçalışıyorlardı. Bu dönemde mimarların özellikle yapıların cephe tasarımına önem verdikleriniörneklerden anlayabiliyoruz. Bu bağlamda Selçuklu ve Osmanlı’da uygulanmış farklı biçimlerdeki kemerler vs. yeni bir düzen çerçevesinde ele alınmıştır.
       Yapıların planları ise batıdan alınma olup,Fransız Güzel Sanatlar Akademisi’nde öğretilen mimariye özgü tasarımözellikleri kullanılmıştır.Bu dönem yapılarının planları çoğunlukla giriş eksenine göresimetrik olarak düzenlenmiştir. Akımın üslubu cephelerde vurgulandığı için plan ve yerleşimdüzeni arka planda bırakılmıştır.
       Cepheleri ele alacak olursak özellikle giriş kısımları üzerinde durmakta fayda var. Bu kısımlar mermer sütunlarla, çini pano uygulamaları ve madeni bezemelerle vurgulanmak istenmiştir.Ancak bu uygulamalar kimi zaman tüm cepheyi kapsamıştır. Mermer sütunlar, kimi zaman baklavalı sütun başlıklarıyla ele alınmış kimi zamanda mukarnaslı başlıkla ele alınmıştır. Budönemde Çini uygulamaları yeniden ele alınmıştır. Özellikle çini panolar Kütahya’da kiatölyelerde yaptırılmış ve cephelere uygulanmıştır. Bu çini panolar,16.yy Klasik Osmanlıdöneminde en parlak zamanını yaşayan bitkisel motifli İznik çinilerinin yeniden ele alınarak üretildiği panolardır. Bunun dışında kufi yazılarda oluşan şerit şeklinde cephede uygulanançini pano uygulamaları da söz konusudur. Cephelerde vurgulamamız gereken bir diğer özellik de girişlerin ve köşelerin kimi zaman kubbelerle hareketlendirilmiş olması, düşey çizgileringüçlendirilmiş olmasıdır. Bu kubbeler çoğu zaman yapıya anıtsallık izlenimi verme amacıylakullanılmıştır.
       Bu dönem yapılarında görülen bir özellik ise cephelerde kullanılan çıkmalardır. Gelenekselmimarlık örneklerinde karşımıza çıkan çıkmalar, bu dönem de özellikle İstanbul, Ankara veİzmir kentlerinde yapılmış olan iş hanlarında ele alınmıştır. Bu iş hanlarının alt katında yer alan dükkânların üstü-esas kitle dışa taşırılmıştır. Bu uygulama kitlesel yapıya hareketlilik kazandırmıştır. Cephelere, plan ve yerleşim düzeninden fazla önem verilmiştir. Cepheler anıtsal tasarlanmış olmakla birlikte ayrıntılı bir biçimde vurgulanmıştır. Cephede değinmemizgereken bir başka husus ise ana cephenin diğer cephelerle olan ilişkisidir. Çoğunluklacepheler eşit bir şekilde değerlendirilirken kimi zaman cepheler arasında fazlaca ayrımlar sözkonusudur. Aslında ulusal mimarlık akımı özellikle cephe tasarımında vurgulanmayaçalışıldığını söyleyebiliriz. Bu dönemin mimarlarına ait çizimleri ve yapıları incelediğimizdeözellikle cephelerin zengin bir biçimde ele alınma arzusu kendini gösterir.
       Mimarların eski çizimleri incelendiğinde yeni yapı teknikleri ve malzeme kullanma isteğikendini bu çizimlerde gösterir ancak bu o dönemde gizli tutulmuştur. Ancak Cumhuriyet’inKuruluş aşamasından sonra Birinci Ulusal Mimarlık Akımına ve mimarlarına karşı eleştiriler  baş göstermiş, Atatürk’ün de teşvikiyle yurtdışından yabancı mimarlar çalışmak üzere yurdadavet edilmiş bu sebeplerden dolayı söz konusu çizimler hayata geçirilememiştir
Birinci Ulusal Mimarlık Akımında Etkili Olan Mimarlar
ve Eserleri

Mimar Kemalettin

       Bu dönemin şüphesiz en önemli ismi Mimar Kemalettin Bey’dir.1870 yılında İstanbul’dadoğmuştur.1887 yılında Hendese-i Mülkiye’ye girmiştir.1891’de buradan mezunolmuş,Jachmund’un yanında asistan olarak göreve başlamış,bu yıllarda kendisine bir büroaçmıştır.Bu dönemde İstanbul’da çok sayıda ahşap konut yapmıştır.1895 yılındaJachmund’un yardımıyla berlin’de mimarlık eğitimi alır.Berlin’de kaldığı dönemde Berlinlimimarlarla çalışma imkanı bulur.1990 senesinde yurda dönmüştür.Bu yıllarda eski görevinedevam ederken ilaveten Harbiye Nezareti Ebniye-i Askeriye Mimarlığı’nı yürütmüştür.
       Kemalettin Bey, Sanayi-i Nefise Mektebi’nde Nazariyat-ı Mimariye dersini vermeye başlamıştır.II.Meşrutiyet’in ilanından sonra İttihat ve Terakki Fırkasının desteğiyle 1909-1919yılları arasında yoğun bir şekilde yapı üretmiştir.1909 senesinde İnşaat ve TamiratMüdürlüğü’ nün başına atanmıştır.Bu yıllarda yurdun birçok yerinde başında bulunduğumüdürlüğün genişleyen kadrosuyla Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nı yansıtan çok sayıdaörnek verilmiştir.Kemalettin Bey,bu görevinin yanı sıra İstanbul Şehremaneti Heyet-i FenniyeMüşavirliği’ne atanmıştır.
       1922 yılında Kudüs’ten Mescid-i Aksa’nın onarımı konusu üzerine aldığı davet üzerine1923’te Evkaf Nezareti görevine tekrar atanmıştır. Mescid-i Aksa ve Ömer Camiionarımlarında gerçekleştirdiği çalışmaları başarılı bulunmuş İngiliz Kraliyet Mimarlar Akademisi’ne Üye seçilmiştir. Bu yıllarda Ankara’ya çağrılmıştır. Burada Evkaf Müdüriyet-iUmumiyesi İnşaat ve Tamirat Müdürlüğü’ne atanmıştır. Kemalettin Bey,1927 yılındaAnkara’da geçirdiği beyin kanaması sonucu vefat etmiştir
Mimar Kemalettin’in Eserlerinden Örnekler
1. Yeşilköy Mecidiye Camii
       Camiinin inşasına Sultan Mehmed Reşad döneminde başlanmış,Cumhuriyetin ilk yıllarında bitirilmiştir.Mimar Kemalettin’in inşa ettiği 4 camii den biridir.Camii nin giriş kapısı ile soncemaat yeri aynı aksa yani simetri verilmeye çalışarak vurgulanmıştır.Minaresinin şerefekısmının mukarnas dizilerinden oluşması ve son cemaat yerinin anıtsal bir şekildeyansıtılması Birinci Ulusal Mimarlık Akımına önemli erken bir örnek teşkil eder
       Mimar Kemalettin Bey’in 1913 yılında yaptığı bir camii.Bostancı deresinin yanında uzanangeniş arazide avlusu içinde okul binasıyla birlikte inşa edilmiştir.Okul binası bugün Halk Eğitim Merkezi olarak işlevselliğini devam ettirmektedir.Camii’nin beden duvarlarınınyüksek tutulduğunu görmekteyiz.Kare planlı harim mekanını köşelerde dört ağırlık kulesiolan büyük bir kubbe örtmektedir.Aşağıdaki görselden son cemaat yerinin genişletilmişolduğunu anlıyoruz.Mukarnaslı ve tek şerefeli bir minaresi,avlusunda bir şadırvanı yer alır
2.Bostancı Camii / Kuloğlu Camii
       Bu noktaya yapılan ilk camii, bir külliyenin esas ögesi konumunda idi. Bu ilk Camii,3.Ahmeddevrinde Sadrazam Nevşehirli damat İbrahim paşa tarafından padişah adına yaptırılmıştı.Fevkani bir camii olan bu ilk yapıda alt kısımda bir mektep, minaresinin altında bir çeşme,camiinin karşısında yer alan bir hamamıyla vaktiyle bir külliye konumundaydı. Söz konusuyapının halk arasında bebek köşkü olarak geçen ve günümüze ulaşamayan Hümayun-u Abadadında bir kasrı yer almaktaydı.20.yy’ın başında yıktırılarak Mimar Kemalettin’eyaptırılan camii, kesme küfeki taştan kare planlı olup üzeri ise yüksekçe bir kubbe ileörtülüdür. Son Cemaat yeri 3 bölümlü olup, minaresi mukarnaslı ve tek şerefelidir.
3.Bebek Camii/Hümayünüabad Camii (1913 bugünkü Camii)
       Camii III. Selim’in sütannesi Kamer hatun adına yaptırılır ancak söz konusu yapı19.yy da bir yangında tahrip olunca tekrar 1911–1914 yılları arasında mimar Kemalettin’etekrar yaptırılır. Camii Birinci Ulusal Mimarlık akımı özelliklerini yansıtır.
4.Beyoğlu Kamer hatun Camii 1911–1914 Camii’nin ön ve arka cephelerinden birgörünüm
       Mimar Kemalettin tarafından 1914 yılında inşa edilmiştir. Türbe son Osmanlı padişahtürbesidir. Türbenin planı sekizgen olup üzeri kubbe ile örtülü, kesme küfeki taşından inşaedilmiştir. Türbenin giriş kapısı haliç’e bakar. Yüksekçe bir platform üzerine oturtulantürbeye giriş on basamaklı bir merdivenle sağlanır. Dış mekanda Türk Neo Klasik üslubunegemenliği kendini gösterir iç mekan ise yoğunlukla Osmanlı klasik mimari üslubunuaksettirir. Bahçesinde iki küçük havuzu yer almaktadır. İç mekânda çini uygulamaları vekalem işi süslemeler bulunmaktadır
5.Eyüp, Sultan V.Mehmet Reşat’ın Türbesi (fotoğraf:Özlem Acer)
       Han toplam 7 kattan oluşur. Zemin kat U planlıdır. Alt katta dükkân dizileriSıralanır. Köşelerde çatı düzeyinde köşe kubbeciklerine benzer kubbeli iki odaYerleştirilmiştir. Hanın cephesi birinci ulusal mimarlık üslubuna has ele alınmıştır
6.Eminönü,4.Vakıf Hanı,(1916–1926)
       Okulun şimdiki adı Eyüp Anadolu Lisesidir. Sultan Mehmet Reşat’ın isteğiyle 1911’deMimar Kemalettin’e Yaptırılır. Sultan Mehmet Reşat’ın Türbesi yanındadır. Haliç’e bakar arka cephesi.
7.Eyüp, Reşadiye Mektebi (1911)
       Mimar Kemalettin’in son yapıtlarındandır. Yapı bugün gazi üniversitesi rektörlük binasıolarak kullanılmaktadır. Bodrum kat ile toplamda 4 katlı bir bina olup dikdörtgen bir alandakonumlandırılmıştır. Tam girişin üzerinde 6.katta bir observatorium/gözlem eviyapılmıştır. Ulusal mimarlık akımı etkilerini yansıtan yapıda özellikle cephe tasarımıvurgulanmıştır. Ön cephede orta kitle dışarıya taşırılmış, kolonlar ve yüksek derin kemerlerlevurgu yapılmıştır
8.Ankara Gazi Muallim Mektebi (1927–1930)
Mimar Kemalettin son yapılar topluluğudur.1918 ‘de Fatih’te çıkan ve büyük bir alanıkapsayan yangında evlerini kaybetmiş aileleri barındırmak amacıyla inşa edilmiştir. Altkatında 25 dükkan yer alır. Bu yapılar topluluğu İstanbul’da betonarme iskelet sistemiyleyapılan yapılara erken tarihli bir örnek teşkil eder
9.Laleli, Harikzedegan/Tayyare Apartmanları (1919–1922)
Mimar Vedat Tek
       Birinci Ulusal Mimarlık Akımının önde gelen mimarlarından biri de şüphesiz Vedat Tek’tir.Osmanlı vezirlerinden Giritli Sırrı Paşa ile Şair ve bestekâr Leyla Hanımın oğludur.Galatasaray Lisesi’nde okuduğu yıllarda henüz 16 yaşındayken Paris’e gider. Burada önceecole monge’u bitirir. Ardından Academie julien’de resim eğitimi alırken, Ecole centrale demühendislik eğitimi alır.
       Ecole National des Beaux Arts da yapılan bir sınavda kazanan 9kişiden biri olur.Paris’de kaldığı 9 yılın ardından yurda dönmüş,kendisine "Legion d’honeur"nişanı verilerek ödüllendirilmiştir.İstanbul’da ilk iş olarak kendisine Sirkeci’de bir büroaçmak olmuş,burada ilk çalışmalarına başlamıştır.
       1899 yılında Şehremaneti mimarlığına atanan Vedat bey,Cemil topuzlu paşa’nın şehreminliğisırasında Heyet-i Fenniye Reisi olarak adını iyice duyurmuştur.1905 yılına gelindiğinde iseVedat bey,Posta Telgraf Nezareti Mimarlığı görevine atanmıştır.31 Mart vakasından sonra1908 yılında sultan Mehmet Reşat tarafından baş mimarlığa atanır.Birinci Dünya savaşısırasında ise Enver Paşa tarafından Harbiye Nezareti Baş mimarlığına atanır.Vedat beyAnkara’da özellikle cumhuriyet’in ilk yıllarında çalışmalar yapmıştır.Bunların yanı sıra Vedat bey aynı zamanda Sanayi-i Nefise Mektebinde ve Mühendis Mekteb-i Ali’sinde dersler vermiştir.Vedat bey 1942 yılında vefat etmiştir.
       Mimar Vedat Tek’in eserleri ulusal mimarlık anlayışında ve milli mimariye dönük olmuş olsada mimari eserlerinde modernize edilmişlik vardır. Eserlerinde yenilik göze çarpar.Türk mimarisini farklı bir üslupta modernize etmiş Vedat bey, birinci ulusal mimarlık akımı bünyesinde önemli eserler vermiş bir mimarımızdır
Mimar Vedat Tek’in Eserlerinden Örnekler
       Yapı simetrik bir planda inşa edilmiştir. Cephe düzeni 3 bölümde ele alınmıştır. Orta cephe dışa taşkın olup, yan cephelerde dışa taşkın bir biçimde ele alınmıştır. Böylelikle cephede bir hareketlilik sağlanmıştır. Yatay-dikey karşıtlığı vurgulanmıştır yapıda bu da hareketliliği sağlayan bir unsur. Cephede dikkati çeken unsurlardan pencerelerin her katta farklı yansıtılmış olmasıdır. Söz konusu
Pencerelerden zemin kattakiler basık kemerli olup, birinci kattaki pencereler dikdörtgen söveli, ikinci ve üçüncü katlarda ise sivri kemerli bir şekilde ele alınmıştır. Yapıya anıtsallık hakimdir. Birinci Ulusal Mimarlık Akımın da cephelerde sıklıkla kullanılan çini uygulaması burada da kendini gösterir.
1. İstanbul, Defter-i Hakani Binası / Sultanahmet Tapu ve Kadastro Müdürlüğü, (1908)
       Merdivenler vasıtasıyla yükseltilmiş simetrik anlayışın hakim olduğu bir girişe sahiptir.Yapıda özellikle giriş bölümleri vurgulanmıştır. Cephede yer alan her iki köşe ön plana çıkartılmış bunların üzeri ise kubbeciklerle örtülmüştür. Yapıda Klasik Osmanlı tezyinatına uygun çini uygulamaları ve kalem işi örnekler kullanılmıştır. Bina, Mimar Vedat Tek’in Anıtsal yapıları içerisinde en önemli yere sahiptir.
2.Sirkeci Büyük Postane Binası, (1909)
       Büyük postane binasının arkasında Aşır Efendi Caddesi üzerinde yer alır. Mimar VedatTek’in inşa ettiği tek dini yapıdır. Postane binasının yapımı sırasında vaktiyle bu yapının yerinde Hoca Hobyar tarafından 1473 yılında yaptırılmış, kare planlı, üzeri kubbe ile örtülü bir mescit bulunmaktaydı bu yıkılan mescit yerine yapı tekrar inşa edilmiştir. Mescit çokgen bir gövdeye sahip olup üzeri kaburgalı bir kubbeyle örtülüdür. Cephelerde gövdeyi kaplayan uzun sivri kemerli pencere uygulaması dikkati çekmektedir. Ayıca Kütahya üretimi çini panolar yapının beden duvarlarında kullanılmıştır. Bu detay da bize dönemin ulusal mimarlık anlayışı üslubunu aksettirir. Mescidin kuzeybatısında tek şerefeli bir minaresi bulunmaktadır
3.Hobyar Mescidi (1909)
       Fatih’te eski belediye binası önünde yer alan parkta İlk Türk hava şehitleri,(fethi, Nuri vesadık bey) adına Mimar Vedat Tek tarafından tasarlanmıştır. Anıt, mermer ve bronzdan yapılmış olup, yine mermer bir kaide üzerine kırık bir sütundan meydana gelmiştir. Anıtın kırık olmasının sebebi ise yarıda kalan uçuşu ifade etmektedir. Anıtın yüksekliği yaklaşık 7.50 m.dir. Kaidenin yan taraflarına bronz madalyonlara kitabe ve rölyef işlenmiştir. Sütunun alt kısmında ise yine bronzdan bir defne dalı yerleştirilmiştir.
4.Tayyare Şehitleri Abidesi, Fatih,1916,fotoğraf: Hamza Burak C.
       Bu bina Mimar Vedat tarafından ilk olarak cumhuriyet halk fırkası toplantı yeri olarak tasarlanmıştı. Daha sonra meclis olarak kullanılmıştır. Bina bir bodrum katı üzerinde 2 katlı olarak inşa edilmiştir. Enine bir gelişim gösteren yapı birinci ulusal mimarlık akımı döneminde inşa edilen en önemli örneklerden biridir. Yapıda Selçuklu ve Osmanlı motifleri ve süsleme öğeleri sıklıkla kullanılmıştır. Cephenin orta kısmı öne doğru dışa taşırılmıştır. Giriş kapısı ise Selçuklu taç kapılarını yansıtan bir form da ele alınmıştır. Cephede çini panolar göze çarpmaktadır. Yapı 1981 yılında cumhuriyet müzesi olarak düzenlenmiş ve ziyarete açılmıştır.
5.  II. TBMM Binası (1923–24)
       Köşk bir takım ilavelerle günümüze bu şekliyle ulaşmıştır.1924 yılında Mimar Vedat Tek tarafından çeşitli eklemeler yapılmıştır. Bu ek kısımlar ön kısımdaki camekânlı bir giriş arka kısımda ise uzunlamasına gelişen bir ofis ve mutfak eklenmiştir. Bu yapı 1932 yılına kadar ilk cumhurbaşkanlığı köşkü olarak kullanılmıştır.
6.Ankara Çankaya Gazi Köşkü (1924)
       Mimar Vedat Tek ‘in birinci ulusal mimarlık akımı bünyesinde ancak kendi kişisel yorumuyla tasarladığı farklı bir mimari yapıttır. Yapı, Valikonağı Caddesi ile Süleyman Nazif Bey sokağının kesiştiği köşeye konumlandırılmıştır. Ulusal mimarlık akımına özgü öğelerin kullanılmasına rağmen bu akıma özgü simetri kaygısı burada göz ardı edilmiştir. Yapı toplamda 4 kattan oluşur. Eğimli bir araziye asimetrik bir biçimde konumlandırılan yapının girişi Valikonağı caddesine bakar. Üst kat konsollar vasıtasıyla dışarıya taşırılmıştır. Cephelerde dışarıya çıkmalar vasıtasıyla hareketlilik sağlanmıştır. Giriş kapısı salon ve üst kat çıkmaları üzerine yerleştirilmiş saçaklarla yapıda plastik vurgu ön plana çıkartılmıştır. Cephede ve iç mekanda çini panolar, sivri kemerler gibi ulusal mimarlık akımına özgü öğeler kullanılmakla beraber art deco özgü öğelerde kullanılmıştır.
7.Mimar Vedat Tek Evi, Nişantaşı,(1913–1914)
Mimar Muzaffer
       Birinci Ulusal Mimarlık Akımının önemli isimlerinden biridir. 1881 yılında İstanbul’da doğmuştur. Mimar Vedat’ın çevresinde yetişmiş olan sanatçı önemli eserler bırakmıştır. Mühendishane-i Berri Hümayun ve Hendese-i Mülkiye Mektebinde eğitimini devamettirmiştir. Özellikle Hendese-i Mülkiye Mektebi’nde kendisini kanıtlamış ve hocalarından ve aynı zamanda Mimar Vedat’ın kardeşi olan Yusuf Razi Demirbel tarafından Vedat Bey’e önerilmiştir. Vedat Bey’in birçok projesinde yer almıştır.
       II. Meşrutiyet’tin ardından bir dönem Kadastro Fen Heyeti’nde görev almış, Hendese-i Mülkiye Mektebi’nde mimarlık dersleri vermiştir. Sultan Mehmet Reşat’ın saray baş mimarlığı görevine Mimar Vedat’ı tayin etmesiyle Muzaffer Bey de Posta ve Telgraf Nezareti Mimarlığı’na geçmiştir. Bu yıllarda Posta ve Telgraf Nazırı Oksan Efendi tarafından Londra’da bastırılması kararlaştırılan posta pullarının resimlerinin hazırlanması işi Muzaffer Bey’e verilmiş, ulusal nitelikte özellikleri taşıyan bu pullar oldukça başarılı bulunmuştur. Posta ve Telgraf Nezareti Mimarlığı görevi sırasında İngiltere, Almanya, İtalya ve Fransa’dan getirtmiş olduğu postane binaları projeleri üzerinde çalışır ve çeşitli projeler geliştirir ancak bu projelerin uygulanmalarını görme fırsatını elde edememiştir.
       Mimar Muzaffer’in adını duyurması 31 Mart Olayı’nda yaşamını yitirenler adına yapılacak olan anıt projesinde düzenlenen yarışmada, Mimar Kemalettin, Vedat Bey, Vallury, Konstantin Kiryakidi arasından tasarladığı Abide-i Hürriyet Anıt Projesiyle birincilik kazanır. 1914 yılında Konya Valisi Hüsnü Bey’in çağrısı üzerine Vilayet Baş mimarı olarak Konya’ya gitmiştir. Burada önemli çalışmalarda bulunmuştur.Bu yıllarda sağlığının bozulması sebebiyle tamamlayamadığı bazı yapıları Mimar Falih Ülkü yürütmüştür.
       Mimar Muzaffer Bey, 26 Mart 1920 yılında 37 yaşında iken Konya’da vefat etmiştir. Mezarı Şeyh Sadrettin-iKonevi Camii avlusunda yer alır ancak mezarı tahrip olmakla birlikte kaybolmuştur.
Mimar Muzaffer’in Eserlerinden Örnekler
       Döneminin ilk anıtı olan Abide-i Hürriyet Anıtı, 31 Mart Olayı’nda hayatını kaybedenlerin gömüldüğü tepe üzerine inşa edilmiştir.
1911 yılında 2.Meşrutiyetin ilanının 3.yılında Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın katıldığı bir törenle açılmıştır. Anıt mermer verenkli taşlardan inşa edilmiş olup, köşeleri pahlı bir eşkenar üçgen plato üzerinde yer almaktadır. Üçgenler ve geometrik şekillerle tasarlanmış anıtın üç yüzünde nesih yazıyla yazılmış kitabeler yer alır. Bu kitabelerin ilkinde 31 Mart Olayı’nda yaşamını yitirenlerin altıgen panolara işlenmiş adları yer almaktadır. Anıtın gövdesinin ön yüzünde V.MehmetReşat’ın tuğrası, kuzey yüzde “Tarih-i istirdad-ı Hürriyet - 10 Temmuz 1324” ve güney yüzde “Timsal-i Meşrutiyet - 11 Temmuz 1325” kitabeleri yer almaktadır. Anıtın tasarımını ele alacak olursak; anıtın alt kısmı türbe olarak tasarlanmıştır. Bu kısmın girişi anıtsal bir taç kapıyla sağlanır. Bu taç kapının sırtına bir minber yerleştirilmiştir. Bu da anıtın bize aynı zamanda bir açık hava namazgâhı olarak tasarlandığını göstermektedir. Alt katın güneydoğu yönüne ise beş cepheli bir mihrap nişi yerleştirilmiş böylelikle anıt mescit olarak tasarlandığını da bize göstermektedir.
       Anıtın gövdesi top şeklinde tasarlanmış olup, giriş ekseni yönündeki cephesine bronzdan bir can simidi, simidin etrafını saran halatlar, simidin ortasına bir gemi çıpası ile bayrak direği yerleştirilmiştir. Can simidinin altına ise süngülü tüfekler yerleştirilmiştir
1.Abide-i Hürriyet Anıtı, Şişli,(1909–1911)
       Yapı bodrum kat üzerine 3 katlı olarak inşa edilmiştir. Dikdörtgen bir plana sahip yapının üst örtüsü kırma çatıdan ibarettir. Yapının ön cephesi simetrik bir anlayışta ele alınmıştır. Cephede çıkmalar la hareketlilik sağlanmıştır. Cephelerde sivri kemerli pencere uygulamaları söz konusudur. Bununla beraber farklı şekillerde pencere uygulamaları ve kemer düzenlemeleri yer alır. Ayrıca cephelerde dönemin üslubunu aksettiren çini panolar kullanılmıştır. Mimar Muzaffer’in yapıları arasında, birinci ulusal mimarlık akımı çerçevesinde İstanbul ve Ankara’da inşa edilen anıtsal yapılara en benzeyen örnektir.

2.Konya Erkek Lisesi/Dar-ül Muallimin (1917)
       Yapı geniş bir avlu içindedir. Bodrum kat üzerine 2 kat olarak inşa edilmiştir. Bu katlardan bodrum katı dışında diğer iki kat aynı tasarımdadır. Yapı doğu-batı olarak uzunlamasına dikdörtgen planlıdır. Cephe de renkli taşlar la ve at nalı ile aynalı kemerli pencere dizileriyle hareketlendirilmiştir.
3.Konya, Dar-ül Muallimat/ Kız Öğretmen Lisesi(Günümüz S.Ü.Rektörlük Hizmet Binası),1924.
       Anıtın kaidesi Mimar Muzaffer tarafından tasarlanmıştır. Anıt, 1911-17 yılları arasında Konya valisi muammer bey’in girişimleriyle ziraat alanında yararlılıklar gösteren kadınlar adına Mimar Muzaffer’e yaptırılmıştır. Ancak anıtın yapımı Vali Muammer’in 1920’de ölümü üzerine yarım kalmıştır. 1924 yılına gelindiğinde Konya belediye meclisi yarım kalan anıtı tamamlama kararı alır ve anıtın üzerine bir Atatürk heykeli konulması konusunda girişimler  başlatılmıştır. Heykel, H.Krippel tarafından tasarlanmış, 1926 yılında anıt büyük bir törenle açılmıştır. Anıt sekizgen bir platformun ortasında yükselir. Bu platformun anıta çıkışı sağlayan ilk  basamak seviyesinde köşelerde yuvarlak havuzcuklar yer alır. Anıtın dört cephesi de taç kapı şeklinde tasarlanmıştır. Dört yönden anıta 6’şar basamaklı merdivenle çıkılır.Bu merdivenlerle kare planlı içi boş anıt mekanına ulaşılır.
       Anıtın köşelerinde alt kısımları alemli kubbecikler  bunların üzerinde aslan başlı fıskiyeler yer almaktadır. Ancak bu fıskiyeler Mimar Muzaffer tarafından yapılmamıştır. Anıt Atatürk Anıtına dönüştürüldüğünde Mimar Falih Ülkü tarafından eklenmiştir.
       Bu gün Atatürk Anıtının kaidesi olarak kullanılan Mimar Muzaffer tarafından tasarlanan Ziraat anıtı, Selçuklu, Osmanlı ve Beylikler döneminin süsleme unsurlarını farklı bir komposizyon ve tasarımla birinci ulusal mimarlık akımı çerçevesinde yansıtması açısından önemli bir yere sahiptir.
Heinrich Krippel (1883-1945)
4.Konya Ziraat Abidesi/Atatürk Anıtı
KAYNAKÇA
1-ASLANOĞLU,
İnci, Erken Cumhuriyet Dönemi Mimarlığı 1923 – 1938 ,Bilge Yay.İstanbul 2010.

2-AYMALI,
Ömer, İttihat ve Terakki'nin Anıtkabri: Abide-i Hürriyet,
Dünya Bülteni -Tarih Dosyası,
http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=219742.

3-BATUR, Afife, “Cumhuriyet Dönemi Mimarlığı”,
Dünden Bugüne İstanbulAnsiklopedisi, C.2,İstanbul 1994, s.449–450.

4-BATUR, Afife, “Cumhuriyet Döneminde Türk Mimarlığı”,
Cumhuriyet Dönemi TürkiyeAnsiklopedisi,
C.5,İletişim yay., s.1380–1384.

5-BEKTAŞ, Cengiz,
Mimarlığımızın Cumhuriyeti
, İzmir 2000.

6.EMRE, Mimar Necmettin ,“Mimar Vedat Tek’in Sanat Hayatı”,
Arkitekt
, S.9–10,İstanbul1941–1942,s.234.

7-ERTUĞRUL, Zeynep, Zeynep Ertuğrul, Birinci Ulusal Mimarlık Dönemi MimarlarındanMuzaffer Bey: Eserleri Ve Sanat Anlayışı (Yayınlanmamış Doktora Tezi),Anadolu Ün.Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eskişehir 2007.

8-DÜLGERLER, Osman Nuri –KARADAYI YENİCE, Tülay,
Türklerde Anıt MimarisininBirörneği:KonyaAtatürkAnıtı
,http://www.mmf.selcuk.edu.tr/mmfdergi/upload/sayi/33/MMFD-00095.pdf .

9-SEÇKİN,Selçuk-SÖNMEZER,Şükrü,
Mimar Vedat Tek Ve Mimarlığı,(Eyüp SultanSempozyumu VI),
http://www.academia.edu/194963/Mimar_Tek_ve_Mimarligi.

10-SÖZEN, Metin/TANYELİ, Uğur ,”Birinci Ulusal Mimarlık”,
Sanat Kavram VeTerimleri Sözlüğü
, İstanbul 2007.

11- SÖZEN, Metin,
Cumhuriyet Dönemi Türk Mimarisi
, İş Bankası Kültür Yay. Ankara1996.

Kullanılan web sitesi adresleri:

http://www.mimarlikmuzesi.org/Gallery/Photo_6_1_kimlik-arayisi-iulusal-mimarlik-akimi.html

http://www.yesilkoyum.com/YESILKOY_HAKKINDA/TARiHi_dosyalar/camiler/mecidiyecamii.jpg

http://www.degisti.com/wp-content/uploads/2011/01/Bostancicamii1.jpg

http://www.degisti.com/wp-content/uploads/2011/01/Bostancicamii1.jpg

http://www.istanbulkulturenvanteri.gov.tr/gallery/watermark/path/L2ltZy9nYWxsZXJ5LzUw NTI0L2Jza181MDYuanBn

http://www.istanbul.net.tr/istanbul-Rehberi/dini-mekanlar/bebek-camihumayun-u-abad-cami-/113/528

http://ercaninal.blogspot.com/2013/03/kamer-hatun-camii.html

http://www.tas-istanbul.com/index.php/asitane/turbeler/item/157-sultan_5_mehmet_resat_turbesi_eyup

http://www.istanbulkulturenvanteri.gov.tr/kentsel-anit/detay/envanter_id/60608

http://www.mimarlikmuzesi.org/Collection/Detail_dorduncu-vakif-han_10072.html

http://istanbulium.blogspot.com/2011/12/istanbulun-sbyan-mektepleri.html

http://www.envanter.gov.tr/anit/kentsel/detay/37751

http://www.mimarlikmuzesi.org/Gallery/Photo_29_28_19251927-gazi-ilk-muallim-mektebi-ankara.htm

http://mo.org.tr/ulusalsergi/index.cfm?sayfa=AO-kemalettin-yapit

http://www.mimarlikmuzesi.org/Gallery/Photo_29_24_19191922-harikzedeg%C3%A2n-katevleri-laleli-istanbul.html

http://www.mimarlikmuzesi.org/Gallery/DisplayPhoto.aspx?ID=34&DetailID=4&ExhibitionID=12http://acupofcaffein.blogspot.com/2010/02/buyuk-postane.html

http://hubyar.tr.gg/H-.--ISIMLERI.htm

http://www.gezgindergi.com/fatih-te-hava-sehitleri-aniti/

http://www.kenthaber.com/marmara/istanbul/fatih/Rehber/anit-ve-heykeller/tayyare-sehitleri-aniti

http://v3.arkitera.com/h56343-gecmisin-modern-mimarligi-9-ankara-2.html

http://v3.arkitera.com/news.php?action=displayNewsItem&ID=56097

http://www.panoramio.com/photo/49572428

http://www.mimarlikmuzesi.org/Collection/Detail_vedad-tek-evi-ii_10101.html

http://www.sislibelediyesi.com/site/galeriler/sisli.html

http://www.frmtr.com/lisenizi-tanitin/4822609-konya-lisesi-anadolu-1889-a.html

http://www.mmf.selcuk.edu.tr/mmfdergi/upload/sayi/33/95/67-78.htm

http://www.egitimkutuphanesi.com/konya-ataturk-heykeli-ataturk-heykeli-yaptirima-fikri-ilk-defa-konyadan-gelmistir/29

0536 558 1302
0536 558 1302
0536 558 1302
0536 558 1302
0536 558 1302
0536 558 1302
0536 558 1302
ARŞİV...
Ne dersiniz Bu bina Temizlenebilir mi ?
AB57 Bazik kimyasal temizleyici formülasyonunu biliyormusunuz ?
BRONZ ANIT HEYKEL TEMİZLİK VE RESTORASYONU NASIL YAPILIR ?
BİNALAR VE KADINLAR
Mimarlıkla İlgili En Çok Merak Edilen 8 Soru!
Mimarlık Okulunda Öğrendiğim 101 Şey
"Mimarlık İşemek Gibidir"
Bir Mimarı Hayattan Soğutan
20 Şey
Bir Mimarı Hayattan Soğutan
20 Şey
Mecidiye köy fotokopi merkezi.
Büro veya Ofisinize
"KİRALIK FOTOKOPİ MAKİNASI"

Traverten ve Limra mermer,
doğal taş expertiz hizmeti.
Antalya, Burdur ve Denizli
İLKNUR ERMAN
Maden Teknisyeni, Expertiz
0 544 977 69 99
"Sinan Ödülü" ne layık görülen mimarlarımız
Mimarlar İçin En Faydalı Youtube Kanalları
Web Page Maker, create your own web pages.